Baran Baş
Bu bilgi notları serisinde[1], Türk hukukunda birleşme ve devralmaların kontrolüne ilişkin ana unsurları, konuya dair Türkiye ve Avrupa’daki koordinatör bürolardan (çok uluslu büroların Brüksel, Londra, Amsterdam vs. ofisleri) meslektaşlarımızın sıkça sorduğu soruları da ele almak suretiyle işliyoruz.
Birleşme devralma kontrolüne yahut Türk rekabet hukukuna ilişkin başka herhangi bir konuya ilişkin bir sorunuz olursa bize [email protected] adresinden ulaşabilirsiniz.
Türk Hukukunda Birleşme ve Devralmaların Kontrolü – 5: Teknoloji teşebbüsleri istisnası
4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un (“4054 sayılı Kanun”)[2] 7. maddesi çerçevesinde, 2010/4 Sayılı Rekabet Kurulundan İzin Alınması Gereken Birleşme ve Devralmalar Hakkında Tebliğ’in (“2010/4 Sayılı Tebliğ”)[3] 5. maddesi uyarınca kalıcı kontrol değişikliğine yol açan ve 7. maddesinde belirtilen ciro eşiklerinin aşıldığı birleşme ve devralma işlemleri, Rekabet Kurulu’nun (“Kurul”) iznine tabiidir. Teknoloji teşebbüslerinin dahil olduğu birleşme ve devralma işlemleri bakımından ise ciro eşiği şartında kritik bir istisna söz konusudur.
Dünyadaki gelişmelerle paralel olarak 2022 yılında Türkiye’de uygulanmasına başlanan ve Türk rekabet hukukunda oldukça yeni olan teknoloji teşebbüsü istisnası, özellikle dijital pazarlarda gerçekleşen ‘öldürücü devralma’ (killer acquisitions)[4] olarak nitelendirilen işlemlerin de Kurul’un denetimine tabi olmasını amaçlamaktadır.[5] Nitekim normalde ciro eşikleri aşılmadığı için mecburi bildirime tabi olmayacak bir işlem, teknoloji teşebbüsü istisnasıyla artık Kurul’un denetimine tabi olmaktadır. Bu sayede özellikle, henüz start-up aşamasında olan teknoloji teşebbüslerinin mevcut veya potansiyel rakipleri tarafından ciroları bildirim eşiğinin altındayken devralınmasına ilişkin işlemler Kurul tarafından mercek altına alınabilmektedir.
2010/4 Sayılı Tebliğ’in 7. maddesinde tüm işlem tarafları için aranan ciro eşiklerinden 250 milyon TL eşiği, Türkiye pazarında faaliyeti bulunan teknoloji teşebbüsleri bakımından aranmamaktadır.[6] Teknoloji teşebbüsü, 2010/4 Sayılı Tebliğ’de “dijital platformlar, yazılım ve oyun yazılımı, finansal teknolojiler, biyoteknoloji, farmakoloji, tarım kimyasalları ve sağlık teknolojileri alanlarında faaliyet gösteren teşebbüsler veya bunlara ilişkin varlıklar” şeklinde tanımlanmıştır. Bir teknoloji teşebbüsü;
(i) Türkiye coğrafi pazarında faaliyet gösteriyorsa, veya
(ii) Türkiye coğrafi pazarında ar-ge faaliyeti varsa, ya da
(iii) Türkiye’deki kullanıcılara hizmet sunuyorsa,
2010/4 Sayılı Tebliğ’in 7/2 hükmünde belirtildiği üzere 250 milyon TL ciro eşiği aranmayacaktır. Bir diğer deyişle, Türkiye ile bağlantılı faaliyetleri bulunan teknoloji teşebbüslerinin taraf olduğu birleşme veya devralma işlemlerinde, teknoloji teşebbüsünün cirosu 250 milyon TL’nin altında da olsa Kurul nezdinde mecburi bildirim yükümlülüğü söz konusu olmaktadır.
Yukarıda yer verilen teknoloji teşebbüsü tanımdan görüleceği üzere teknoloji teşebbüsü kavramı mevzuatta oldukça geniş tanımlanmış olup dijital piyasalarda faaliyet gösteren teşebbüsler, yazılım ve oyun firmaları, ilaç firmaları, fintekler hatta tarım ve sağlık teknolojisi alanlarında faaliyet gösteren teşebbüsler de kapsama dahil edilmiştir. Teknoloji teşebbüsleri istisnasının uygulamaya alındığı 4 Mayıs 2022 tarihi ile bu yazının yayımlandığı Ağustos 2024 arasında konuyla ilgili birçok Kurul kararı yayımlanmıştır. Teknoloji teşebbüsleriyle ilgili yayımlanan Kurul kararlarına bir bütün olarak bakıldığında, genel itibarıyla teknoloji teşebbüsü kavramının ve teşebbüslerin Türkiye’deki faaliyetlerinin sınırlarının değerlendirilmesinde Kurul’un geniş yorumlama eğiliminde olduğu söylenebilecektir.[7]
[1] Bilgi notları serisinin ilk dört yazısına aşağıdan ulaşabilirsiniz:
‘Türk Hukukunda Birleşme ve Devralmaların Kontrolü – 1/6: İlgili mevzuat ve idari merci’
‘Türk Hukukunda Birleşme ve Devralmaların Kontrolü – 3/6: Bildirim sürecinde kamuoyu duyuruları’
[2] 4054 Sayılı Kanun’un tam metnine Rekabet Kurumunun (“Kurum”) internet sitesinden ulaşabilirsiniz: https://www.rekabet.gov.tr/tr/Sayfa/Mevzuat/4054-sayili-kanun.
[3] 2010/4 Sayılı Tebliğ’in tam metnine Kurum’un internet sitesinden ulaşabilirsiniz: https://www.rekabet.gov.tr/Dosya/2010-4-teblig-20220505113314127.pdf.
[4] Kurum’un Yatay Birleşme ve Devralmaların Değerlendirilmesi Hakkında Kılavuz’unun 69. paragrafı şu şekildedir:
“Özellikle büyük ölçekli yerleşik firmalarca, yeni kurulan veya gelişmekte olan firmaların (nascent/start ups) devralındığı durumlarda olası rekabeti kısıtlayıcı etkilerin daha dikkatli incelenmesi önem arz etmektedir. Bu devralmalar kimi zaman ürünün sahiplenilmemesi veya geliştirilmemesi ya da ihmal edilmesi veya pazardan çıkarılması riskini taşımaktadır. Bu tür devralmalar öldürücü/yok edici devralma (killer acquisitions) olarak literatüre geçmiştir.”
[5] 2010/4 Sayılı Tebliğ’de değişiklikler 2022/2 Sayılı Tebliğ ile yapılmış olup söz konusu değişikliklerin Kurum tarafından açıklandığı duyuruda teknoloji teşebbüsü istisnasının getirilmesindeki hedef şu şekilde açıklanmıştır:
“Söz konusu düzenleme ile teknoloji teşebbüslerinin devralınmasına yönelik işlemlerin büyük ölçüde Rekabet Kurumu (Kurum) denetimine tabi olması ve bahsi geçen teşebbüslere yönelik öldürücü devralmaların önüne geçilmesi hedeflenmektedir. Bilindiği üzere, dijital platformlar başta olmak üzere teknoloji odaklı pazarlarda yaşanan hızlı gelişmeler pek çok alanda olduğu gibi rekabet hukukunda da bazı yenilikleri beraberinde getirmektedir. Son dönemde; dijital pazarlarda önemli pazar gücüne sahip teşebbüsler tarafından gerçekleştirilen işlemler ile yeni kurulan veya gelişmekte olan girişimlerin (start-up) devralınması şeklindeki işlemlerin bildirim yükümlülüğüne ve dolayısıyla rekabet otoritelerinin incelemesine tabi olamaması ihtimali, tüm dünyada birleşme ve devralmaların kontrolü bakımından dile getirilen endişelerin başında gelmektedir.”
Duyurunun tam metni için bkz. https://www.rekabet.gov.tr/tr/Guncel/rekabet-kurulundan-izin-alinmasi-gereken-82269c8a8f9bec11a21c00505685ee05.
[6] 2010/4 Sayılı Tebliğ’in 7/2 hükmü şu şekildedir: “Türkiye coğrafi pazarında faaliyet gösteren veya ar-ge faaliyeti olan ya da Türkiye’deki kullanıcılara hizmet sunan teknoloji teşebbüslerinin devralınmasına ilişkin işlemlerde; birinci fıkranın (a) ve (b) bentlerinde yer alan iki yüz elli milyon TL eşikleri aranmaz.”
[7] Konuyla ilgili detaylı bilgi için bkz. ‘Teknoloji Teşebbüsü Tanımının Sınırları’, Av. Hakan Özgökçen, Av. Esen Ergül, Av. Cem Buran, Bilgi Üniversitesi Uygulamalı Rekabet Hukuku Seminerleri 2024. https://www.youtube.com/watch?v=XaDUlRy7-nE.




