Baran Baş
Rekabet Kurulu (“Kurul”), 20 Şubat 2025 tarihli 25-07/175-87 sayılı kararıyla, Eczacıbaşı Monrol Nükleer Ürünler Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi’nin (“Monrol”) tek kontrolünün Curium International Trading B.V. (“Curium”) tarafından devralınması işlemine, devralan tarafından sunulan kapsamlı taahhütler çerçevesinde koşullu izin vermiştir[2].
İşlemin 24 Nisan 2024’te Rekabet Kurumuna (“Kurum”) bildirilmesinin üzerine, Kurul, 25 Temmuz 2024’te işlemi nihai incelemeye almaya karar vermiştir. Bu süreçte Kurum, küresel düzeyde faaliyeti bulunan oyuncular ve kimi hastaneler gibi piyasa aktörleriyle görüşmeler yapmıştır. İlaveten, 2024 Kasım-Aralık aylarında ve 2025 Şubat’ta işlem taraflarıyla potansiyel taahhütlere ilişkin birden fazla toplantı yapılmıştır. 18 Şubat 2025 tarihinde devralan Curium’un sunduğu taahhüt metninin ardından, 20 Şubat 2025 tarihinde işleme koşullu olarak izin verilmiş, 23 Haziran 2025 tarihinde gerekçeli karar yayınlanmıştır.
Bu bilgi notunda, Curium/Monrol gerekçeli kararında Kurul’un değerlendirmeleri ele alınmaktadır.
İşlem Tarafları: Devralan “Curium” ve Hedef “Monrol”
Devralan Curium, tek foton emisyonlu bilgisayarlı tomografi (single photon emission computed tomography – “SPECT”), pozitron emisyon bilgisayarlı tomografi (positron emission computed tomography – “PET”) ve terapötik radyofarmasötiklerin küresel geliştiricisi, üreticisi ve tedarikçisidir. Hollanda’da kurulu Curium’un dolaylı kontrolü ise, bir özel sermaye yatırımcısı CapVest Partners LLP’a (“CapVest”) aittir. Faaliyetleri Batı Avrupa’da ve ABD’de yoğunlaşmış olan Curium, faaliyette bulunduğu ülkelerde ürünlerini çoğunlukla distribütörler aracılığıyla dağıtmaktadır. Curium, Türkiye’de de doğrudan faaliyet göstermemekte, tüm faaliyetini bağımsız bir distribütör Nepha Tıbbi Cihazlar Sanayi ve Ticaret A.Ş. (“Nepha”) aracılığıyla yürütmektedir. Curium, Türkiye’de nükleer tıp (“NT”) görüntülemeleri kapsamında distribütör Nepha’ya sadece SPECT ürünlerini tedarik etmektedir. NT kapsamındaki tedavi amaçlı radyofarmasötikler bakımından ise Curium, distribütör Nepha’ya yalnızca tanı ve tedavide kullanılan İyot-131 (“I-131”) adlı ürünü tedarik etmektedir.
Hedef teşebbüs Monrol ise, Eczacıbaşı Topluluğu’nun sağlık grubu altında NT ürünlerinin üretimi ve dağıtımı alanında faaliyet göstermektedir. Monrol’un faaliyetleri Türkiye, Orta Doğu ve Doğu Avrupa’da yoğunlaşmaktadır. Monrol, NT görüntüleme açısından Türkiye’de hem PET hem de SPECT alanlarında faaliyet göstermekte, kanser ve tiroit hastalıklarının tedavisinde kullanılan I-131’i ve onkoloji alanında kullanılan radyofarmasötiklerin üretiminde önemli bir hammadde olarak kullanılan Lutesyum-177’yi (Lu-177) üretmekte ve satmaktadır. İşlem öncesinde Eczacıbaşı Grubu’nun tek kontrolünde olan Monrol, işlemin tamamlanması ile Curium’un tek kontrolü altına girecektir.
Kurul’un İlgili Ürün Pazarı ve Coğrafi Pazar Değerlendirmeleri
Nükleer tıpta, SPECT ve PET gibi moleküler görüntüleme yöntemleriyle üç boyutlu görüntüler üretilmekte ve onkoloji, nöroloji, kardiyoloji gibi alanlarda teşhis için bu yöntemlerden yararlanılmaktadır. Tedavide ise I-131 gibi radyonüklidler tümör ya da hedef dokuda kalıcı hasar oluşturmak amacıyla kullanılmaktadır.
7381 sayılı Nükleer Düzenleme Kanunu uyarınca radyoaktif kaynakların üretimi, kullanımı, bakımı ve taşınması için Nükleer Düzenleme Kurumu’ndan (“NDK”) lisans alınması zorunludur. Radyoaktif ürünlerin giriş-çıkışı için ayrıca ithalat/ihracat izni gerekir. Ülkede NDK’dan ithalat/ihracat izni almış başlıca şirketler Curium, Monrol ve Kamrusepa-Samyoung Nükleer Ürünler Medikal Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi’dir (“Kamrusepa”). Pazar; regülasyon yoğunluğu, kısa ürün ömrü, sınırlı üretim tesisleri ve karmaşık lojistik gereksinimleri nedeniyle giriş engellerinin bulunduğu, arz güvenliğinin ise küresel reaktör bakımları ve taşıma kısıtları yüzünden kritik olduğu bir yapı sergilemektedir.
Tarafların faaliyetleri Türkiye’de “Tc-99m jeneratörleri”, “I-131 oral solüsyon ve kapsül” ve “DTPA soğuk kiti” pazarlarında yatay olarak örtüşmektedir. Bununla birlikte molibden-99 (“Mo-99”) izotopu, Tc-99m jeneratörlerinin; germanyum-68 (“Ge-68”) izotopu ise galyum-68 (“Ga-68”) jeneratörlerinin girdisi niteliğinde olduğundan, söz konusu pazarlar bakımından da tarafların faaliyetleri arasında dikey ilişki mevcuttur. Aşağıda bu pazarlara dair açıklamalar ve Kurul’un değerlendirmeleri yer almaktadır:
Mo-99 İzotopu ve Tc-99m Jeneratörü: Devralan Curium ile hedef Monrol, Tc-99m jeneratörü üretimi gerçekleştirmekte, ayrıca Curium tarafından üretilen Mo-99 izotopu, Tc-99m jeneratörü üretiminde bir girdi olarak kullanılmaktadır. Tc-99m, SPECT görüntüleme teknolojisinde teşhis amacıyla en yaygın olarak kullanılan radyoizotoptur. Kurul’un Eczacıbaşı Monrol/IBA Pharma ve Kamrusepa-Samyoung/IBA Pharma kararlarında Tc-99m jeneratörlerinin ayrı bir ürün pazarı oluşturduğu değerlendirilmiştir[3].
İlaveten, tarafların faaliyetleri arasındaki yukarıda anılan dikey ilişki nedeniyle Tc-99m jeneratörlerinin üretiminde girdi niteliğinde bulunan Mo-99 izotopu da ayrı bir ilgili ürün pazarı teşkil etmektedir. Mo-99 izotopu diğer radyoaktif maddelere yapılan nötron bombardımanı yoluyla (dünyadaki başlıca altı eski nükleer reaktör tarafından) elde edilmektedir. Söz konusu nükleer reaktörlerin faaliyetleri çoğunlukla devletler tarafından finanse edilmekte, bu reaktörler Mo-99’un küresel arzının %90-95’ini karşılamaktadır. Curium, küresel olarak bir Mo-99 işleme tesisinin kamuya ait olmayan tek işletmecisi konumundadır. Curium halihazırda, Tc-99m’in üretiminde kullanılan Mo-99 izotoplarının tedarik edilmeleri ve üretilmeleri bakımından dikey entegre durumdadır. Devre konu Monrol ise bu izotop bakımından dikey entegre olmayıp bu izotopu üçüncü taraflardan almaktadır.
Tc-99m jeneratörü ve Mo-99 izotopu pazarlarının coğrafi kapsamı bakımından Türkiye’de giriş koşulları, tedarik ve dağıtım kaynakları ve pazar koşulları bakımından bölgesel farklılıklar bulunmaması nedeniyle, ilgili coğrafi pazar “Türkiye” olarak tanımlanmıştır.
Ge-68 İzotopu ve Ga-68 Jeneratörü: Ga-68 jeneratörleri ile elde edilen Ga-68 radyoizotopu son yıllarda yapılan PET görüntülemelerinde yoğunlukla tercih edilmeye başlanmıştır. Ga-68 görece düşük maliyet, kısa yarı ömür ve uygulamada sağladığı avantajlar gibi özellikleriyle diğer radyoizotoplardan ayrışmaktadır. Bu çerçevede, ilgili ürün pazarı “Ga-68 jeneratörü” olarak tanımlanmıştır. İlaveten, Ge-68 radyoizotopu, Ga-68 jeneratörünün üretiminde başka bir radyoizotopla ikame edilemez bir hammadde olduğundan, “Ge-68 radyoizotopu” pazarı da ayrı bir ilgili ürün pazarıdır.
Dosya kapsamında Monrol’un satışa sunduğu Ga-68 jeneratörlerinin Türkiye çapında dağıtım ve satışa konu olması nedeniyle, Ga-68 jeneratörü pazarı için ilgili coğrafi pazar “Türkiye” olarak belirlenmiştir.
I-131 Oral Kapsül ve Solüsyonu: I-131, iyodun tiroid hastalığı olan kişilerde tedavi amacıyla kullanılmak üzere oluşturulmuş bir izotopudur. I-131 yapısı gereği stoklanamayan ve nükleer tıp uzmanları dışında kullanılamayan bir üründür. I-131, piyasa marka bilinirliği, ürün farklılaştırması unsurlarının bulunmadığı homojen bir üründür.
Geçmiş Kurul kararları incelendiğinde, Kurul’un I-131 oral solüsyonları ve oral kapsülleri arasında ayrım yapmaksızın “I-131 oral kapsül ve solüsyonları”ndan oluşan tek bir ürün pazarı tanımladığı görülmektedir[4]. Bu kararda da, kapsül ve solüsyonlar arasında ayrım yapılmadan, bir diğer ilgili ürün pazarı “I-131 oral kapsül ve solüsyon” pazarı olarak tanımlanmıştır.
I-131 ürünü için pazara giriş koşulları, tedarik ve dağıtım kaynakları açısından bölgesel farklılıklar bulunmadığından ilgili coğrafi pazar “Türkiye” olarak kabul edilmiştir.
DTPA Soğuk Kiti: SPECT uygulamalarında, Tc-99m radyonüklidinin dokulara taşınması için (radyoaktif olmayan biyomoleküllerle ilişkilendirilerek) hastaya verilmesi gerekmektedir. Bu taşıyıcı farmasötik; içine radyoaktif madde eklenmemiş anlamında “soğuk” kit olarak adlandırılır. Soğuk kitlerin farklı etken madde içeren ve farklı organ veya dokuları hedefleyen çeşitleri bulunmaktadır. Soğuk kitler (radyoaktif olmadığından NDK düzenlemelerine tabi olmamakla birlikte) Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu (“TİTCK”) tarafından verilen beşerî tıbbi ilaç ruhsatına tabidir. Soğuk kitler, dosya konusu diğer ürünlerden farklı olarak kamu tarafından merkezi ihaleler yoluyla değil, sağlık kurumları tarafından yapılan daha küçük çaplı ihaleler veya teklif toplama yöntemi ile alınmaktadır. Marka bağlılığı, ürün farklılaştırması ve benzeri unsurlar bulunmadığından fiyat ve kalite tüketici tercihinde en önemli unsurlar olarak ön plana çıkmaktadır.
Türkiye’de soğuk kitler ithal veya imal edilerek arz edilmektedir. Hedef Monrol Türkiye’de EDC, MDPA, MİBİ, DMSA ve DTPA soğuk kitlerini, devralan Curium ise DTPA, HDP, MAG3 ve PYP soğuk kitlerini arz etmektedir. İşlem taraflarının faaliyetlerinin DTPA soğuk kitinde yatay olarak örtüşmesi üzerine, diğer soğuk kit türlerinin DTPA kitine ikame olup olmadığı araştırılmış, güçlü bir arz ikamesinin söz konusu olmadığı değerlendirilerek, ilgili ürün pazarı etkin maddeye göre “DTPA soğuk kiti” olarak tanımlanmıştır.
Türkiye’de soğuk kitler bakımından bölgesel farklılıklar bulunmadığından ilgili coğrafi pazar “Türkiye” olarak tanımlanmıştır.
Kurul’un Tespit Ettiği Rekabetçi Endişeler
Dosya kapsamında “Tc-99m jeneratörleri”, “I-131 oral kapsül ve solüsyonları” ve “DTPA soğuk kiti” pazarlarında yatay örtüşme tespit edilmiştir. Her üç ilgili ürün pazarında da hedef Monrol ve devralan Curium’un distribütörü Nepha dışında rakip bulunmamaktadır. Her üç pazarın da durağan, olgunlaşmış, yeni girişlerin yaşanmadığı pazarlar olduğu değerlendirilmiştir. Üç ilgili ürünün de fiyatı TİTCK tarafından düzenlenmiş bir tavana tabi değildir. Ürünlerin fiyatı rekabet seviyesinin düşük olduğu ve dengeleyici alıcı gücünün de bulunmadığı piyasa koşullarında oluşmaktadır. Mevcut piyasa koşulları koordinasyon riskine açıktır. Yüksek piyasa şeffaflığı, tek ve homojen ürünün varlığı, az sayıda rakibin faaliyet göstermesi ve potansiyel rekabetin zayıf olması ilgili ürün pazarlarındaki koordinasyon riskini artırmaktadır.
İşlemin gerçekleşmesi ile birleşik teşebbüs her üç ilgili ürün pazarında da sağlayıcı seviyesinde tekel konumunda olacaktır. Kurul, işlemin rekabet üzerinde yaratacağı etkiyi değerlendirirken aşağıdaki hususları incelemiştir:
- Giriş engelleri ile potansiyel rekabet: Kurul, “ruhsatlandırma sürecinin uzun ve belirsiz olması, ilgili pazarların durağan ve sınırlı büyüyen pazarlar olması, son dönemde pazara giren teşebbüs bulunmaması, küresel ölçekte faaliyet gösteren 20’den fazla teşebbüsle temas edilmesine rağmen Türkiye’de ilgili ürün pazarlarına giriş planlayan veya yakın dönemde planlamış teşebbüs bulunduğunun tespit edilememesi, bu çerçevede ilgili pazarlara yakın zamanda girmeyi planlayan rakibin olmaması” hususlarını dikkate almış ve pazara makul sürede etkili bir giriş beklenmediği sonucuna varmıştır. Dolayısıyla ilgili potansiyel rekabetin yaratacağı rekabetçi baskının işlemden doğan yoğunlaşmanın olumsuz etkilerini tek başına azaltmaya veya ortadan kaldırmaya yeterli olacağının söylenemeyeceği sonucuna varmıştır.
- Dengeleyici alıcı gücü: Kurul, dengeleyici alıcı gücünün değerlendirilmesi için karşılaştırma testi yöntemini benimsemiş, aynı zamanda özellikle dengeleyici alıcı gücü olduğu öne sürülen kamu alım fiyatlarını özel müşterilerin alım fiyatları ile karşılaştırmıştır. Birleşik teşebbüsün fiyatlarını artırması, arzını azaltması ya da kalitesini veya ürün çeşitliliğini düşürmesi halinde kamunun ve özel sektör alıcılarının makul bir zaman diliminde alternatif sağlayıcılara kayma tehdidinde bulunamayacağı, alıcıların çok sayıda oldukları ve sınırlı alım paylarının bulunduğu, dengeleyici alıcı gücüne sahip olduğu ileri sürülen kamunun ise daha yüksek alım fiyatlarının olduğu sonucuna varmıştır. Bu nedenle ilgili ürün pazarlarının hiçbirinde birleşik teşebbüsün elde edeceği pazar gücünü dengeleyecek bir alıcı gücünün bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
- Alternatif görüntüleme teknolojilerinin dosya konusu SPECT ürünleri üzerinde yaratabileceği rekabetçi baskı: İlaveten Kurul, alternatif görüntüleme yöntemlerinin SPECT görüntülemenin yerini almasıyla SPECT ürünleri üzerinde oluşacak rekabetçi baskıyı değerlendirmiştir. Kurul, Türkiye’deki SPECT ve PET kapasitesi, uzman görüşleri, SGK verileri üzerinden Türkiye’de gerçekleştirilen nükleer görüntüleme sayıları ve SPECT ve PET görüntüleme işlemlerinin maliyetlerini incelemiştir. Sonuç olarak, kamu tarafından SPECT görüntüleme cihazı alımına yönelik yatırıma devam edildiği, kısa ve orta vadede SPECT görüntülemede olağan artışın devam edeceği, nitekim hem hekimlerin hem de sağlık otoritesinde de SPECT görüntülemede azalma olması yönünde bir beklenti olmadığı, hekimlerce iki görüntüleme yönteminin birbirine ikame olarak görülmediği, bahse konu görüntüleme yöntemlerinin maliyetlerinin de birbirinden çok farklı olduğu anlaşılmıştır. Dolayısıyla, SPECT görüntüleme yönteminin yakın ve orta vadede alternatif yöntemlerle ikamesinin olası olmadığı, dolayısıyla SPECT ürünleri arz eden birleşik teşebbüsün alternatif görüntüleme yöntemleri ürünlerini arz eden teşebbüslerin rekabetçi baskısına maruz kalması yoluyla disipline olmasının beklenemeyeceği sonucuna varılmıştır.
Kurul, işlemden yatay etkilenen Tc-99m jeneratörü, I-131 oral kapsül ve solüsyonu ve DTPA soğuk kiti pazarlarında işlem sonrasında
- fiyatlarda yüksek artışlar beklenebileceği,
- tedarik miktarının azalabileceği,
- rekabetçi baskının ve alternatifin yokluğunda belirli bölge veya müşteri gruplarının ürün tedarikinde zorlanması, ürün çeşitliliği ve yeniliği konusunda uzun vadede düşüş gözlemlenmesi hususlarında rekabetçi endişeler tespit etmiştir.
İşlemden dikey etkilenen ilgili ürün pazarları “Mo-99 İzotopu ve Tc-99m Jeneratörü” ve “Ge-68 İzotopu ve Ga-68 Jeneratörü” açısından ise piyasadaki etkin rekabetin önemli ölçüde azaltılmasının söz konusu olmadığına karar verilmiştir.
Rekabetçi Endişeleri Gidermek İçin Öngörülen Taahhütler
Kurul, yatay örtüşen pazarlara dair anılan rekabetçi endişelerin bertaraf edilebilmesi amacıyla işlem tarafları ile çeşitli tarihlerde toplantılar yapmış ve çeşitli çözüm önerileri üzerinde durulmuştur. Öncelikle, yapısal bir taahhüt olan elden çıkarmanın mümkün olup olmayacağı değerlendirilmiş, Monrol üretim tesislerinde fiziki bir ayrıştırmaya gidilmesinin üretimin gerçekleştirilmesini tamamen engelleyecek olması nedeniyle elden çıkarma seçeneği taahhüt paketinde yer almamıştır. Kurul, “taahhütler bir bütün olarak değerlendirildiğinde (aşağıda detaylı olarak açıklandığı üzere) Curium’un Türkiye’de kendi ürünleri için Nepha, Monrol ürünleri için ise Distribütör ile uzun süreli anlaşmalar imzalamasının taahhüt paketindeki çerçevesinde elden çıkarma kadar etkili bir sonuç doğurabileceğini” vurgulamıştır.
Taahhütler; Kurul tarafından bir kez beş yıla kadar uzatılabilecek şekilde 10 yıllık bir başlangıç süresi boyunca yürürlükte kalacaktır. Kurul, sunulan taahhütleri, tespit edilen üç rekabetçi endişe doğrultusunda sınıflandırarak incelemiştir:
- Fiyatların Artması Endişesine İlişkin Taahhütler: Curium, Monrol ürünleri bakımından TİTCK’nın fiyat düzenleme mekanizmasına uymayı taahhüt etmiştir. Ek olarak Curium; Monrol ürünlerinin tüm barkodlarındaki 2025 fiyatlarının 2024 yılı fiyatlarının %50 fazlasından yüksek olmayacağını da taahhüt etmiştir. İlaveten Curium, Türkiye distribütörü Nepha tarafından ticarileştirilen ürünleri bakımından Nepha’ya sunulan fiyatlardaki artışı da (belirlenen bir artış yüzdesi tavanı ile) sınırlamayı taahhüt etmiştir.
Kurul tarafından bu taahhütlerin fiyat artışlarına ilişkin olarak duyulan endişeleri gidermede yeterli olduğuna karar verilmiştir.
- Arzın Kısıtlanması Endişesine İlişkin Taahhütler:
- Curium; taahhütlerin süresi boyunca Curium ve Monrol ürünlerinde yalnızca Türkiye pazarı için durdurma kararı alınmayacağını, Curium ve Monrol ürünlerinin Türkiye’deki olağan iç pazar ihtiyaçlarını karşılamak için yeterli hacimlerde tedarik edileceğini taahhüt etmiştir. Ayrıca Curium; özellikle Monrol ürünleri ile ilgili olarak, Türkiye’deki geçmiş yıllarda gerçekleşen talep artışı ve Türkiye’deki olağan iç pazar ihtiyaçları ile tutarlı olarak talebi karşılamak için Monrol’un Türkiye’deki tesislerinde yeterli bir üretim kapasitesi payını ayıracağını ve bu tesisleri Türkiye dışına taşımayacağını veya kapatmayacağını taahhüt etmiştir.
Bu taahhütlerin, hammadde tedarik kesintisinin yaşanmadığı normal dönemler için arz kısıtlaması ve talebinin karşılanmaması endişelerini bertaraf edeceği sonucuna ulaşılmıştır.
- Küresel tedarik zincirindeki kesintiler nedeniyle Curium veya Monrol’un Türkiye’deki olağan iç pazar ihtiyaçlarını karşılamak için yeterli siparişleri tam olarak karşılayamaması durumunda ise Curium, Türkiye’ye ürünlerin tedarikini sağlarken yapabileceği maksimum azalışın tedarik kesintisinin üretimde neden olduğu azalışla orantılı olacağını ve diğer ülkelerden müşterilerinin taleplerinin karşılanma oranından az olmayacağını, hizmet sunulan diğer pazarlara kıyasla Türkiye’ye ürünlerin tedarikinin önceliğini azaltmamayı taahhüt etmiştir. Ayrıca Curium; temel hammaddelerde ciddi darlıklara yol açan küresel tedarik kesintileri durumunda, bu hammaddelerin tedariki için alternatif düzenlemeler yapılması için en iyi çabayı göstermeyi taahhüt etmiştir.
Kurul, söz konusu taahhütlerin endişeleri giderme hususunda yeterli olduğuna kanaat getirmiştir.
- Rekabet Eksikliğinden Kaynaklanan Diğer Endişelere İlişkin Taahhütler: Türkiye’deki DTPA soğuk kitleri, Tc-99m jeneratörleri ve I-131 oral kapsül ve solüsyonları ürün pazarlarında faaliyet gösteren teşebbüs sayısı işlem sonucunda bire düştüğünden, rekabet eksikliğinden kaynaklanan (rekabetçi baskının ve alternatifin yokluğunda belirli bölge veya müşteri gruplarının ürün tedarikinde zorlanması, ürün çeşitliliği ve yeniliği konusunda uzun vadede düşüş gözlemlenmesi) gibi diğer hususlara ilişkin taahhütlerin de taahhüt paketine eklenmesi gerekli görülmüştür.
- Curium, Nepha ile distribütörlük anlaşma süresini 31.05.2030’a kadar uzatmış olup ayrıca Nepha ile başka bir tadil anlaşması daha imzalayarak anlaşmanın süresini Yürürlük Tarihinden itibaren 10 yıllık bir başlangıç süresi boyunca uzatmayı ve Kurulun taahhütlerin süresini beş yıla kadar uzatmayı tercih etmesi durumunda Nepha’ya anlaşmanın aynı şartlarda beş yıla kadar daha uzatılması için bir teklif yapmayı taahhüt etmiştir. Bu kapsamda Curium; taahhütlerin süresi boyunca Nepha’ya ürünlerini tedarik etmeye devam etmeyi ve Nepha’nın herhangi bir stratejik ticari kararına müdahale etmemeyi taahhüt etmiştir. Buna ek olarak Curium; kapanıştan önce Monrol’un ürünlerinin Türkiye’nin tüm bölgelerindeki kamu ve özel müşterilerine dağıtımı için bağımsız bir üçüncü tarafla münhasır bir Tedarik ve Dağıtım Sözleşmesi akdedeceğini, söz konusu Distribütörü ve sözleşmeyi kapanıştan önce Kurulun onayına sunacağını, Tedarik ve Dağıtım Sözleşmesinin Kurulun izninden itibaren 10 yıllık bir başlangıç dönemi boyunca yürürlükte kalacağını, Kurulun taahhütlerin süresini beş yıla kadar daha uzatmayı tercih etmesi halinde Monrol’un Distribütör’e ilgili sözleşmesinin süresini Kurul tarafından kararlaştırılan uzatma süresi için (ancak 5 yıldan fazla olmamak kaydıyla) ve başlangıç dönemi boyunca geçerli olanlarla aynı koşullarda uzatmaya yönelik geri alamayacağı bir teklifte bulunacağını, Monrol’un taahhütlerin süresi boyunca Distribütöre ürünlerini tedarik etmeye devam edeceğini, Distribütörün Curium ve Monrol’dan bağımsız kalacağını taahhüt etmiştir. Curium ayrıca; Türkiye’deki belirli bir müşteriye veya müşteri türüne (kamu veya özel) yeniden satışı önlemek veya bozmak amacıyla Nepha veya Distribütörden gelen herhangi bir ürün siparişinin kısmen veya tamamen karşılamasının reddetmeyeceği, ürünlerin Türkiye’deki belirli müşterilere yeniden satışını etkilemek, yönlendirmek veya bu satışlara zarar vermek amacıyla ticari stratejiler benimsenmeyeceğini de taahhüt etmiştir.
- Bu taahhütler neticesinde ilgili ürün pazarları Nepha ve Distribütör olmak üzere yine iki teşebbüssün faaliyet göstereceği bir duruma gelecektir. Öte yandan bu iki teşebbüsün de ürünlerini küresel ölçekte birleşik olan teşebbüsten tedarik edeceği düşünüldüğünde pazardaki şeffaflığın ve teşebbüsler arasındaki koordinasyon riskinin işlem öncesindeki duruma göre daha yüksek olacağı değerlendirilmiştir. Bu kapsamda Curium, taahhütlerin süresi boyunca Distribütör aracılığıyla Monrol’un ürünlerinin ve Nepha aracılığıyla Curium’un ürünlerinin Türkiye’de ticarileştirilmesini yönetmek için ayrı personel kullanmayı, bunlar arasında ticari açıdan hassas bilgilerin değişimini önlemek için uygun bir şirket içi geçirmezlik duvarı uygulamayı taahhüt etmiştir[5]. Söz konusu taahhütlerin; ürünlerini birleşik teşebbüsten tedarik edecek olan Nepha ve Distribütör bakımından ilgili pazarlarda işlem sonucunda doğabilecek pazar şeffaflığının ve koordinasyon riskinin giderilmesini sağlayacağına karar verilmiştir.
- Rekabet azalışının bir diğer potansiyel etkisi ürün çeşidi ve yeniliğindeki azalış olabilmektedir. Curium; hâlihazırda Nepha’ya tedarik edilen ürünlerinde geliştirmeler yapması durumunda, işbu geliştirmeleri Nepha’ya sunacağını ve bu ürünleri de Nepha aracılığıyla Türkiye’de ticarileştireceğini taahhüt etmiştir. Benzer şekilde aynı taahhüt Distribütör’ün dağıtacağı Monrol ürünleri için de geçerlidir. Taahhüt konusu ürünler uzun süredir piyasada bulunan, yenilik ve gelişmelerin ani ve sık yaşanmadığı ürünler olduğundan ilgili taahhütlerin endişeleri gidermede yeterli olduğu değerlendirilmiştir.
Sonuç olarak, Kurul taraflarca sunulan çözüm önerilerinde; esasa ve uygulamaya ilişkin hususların tam ve ayrıntılı olarak belirlendiği, ilgili çözüm önerilerinin rekabetçi endişeleri tereddüde yer bırakmayacak şekilde ve sürdürülebilir bir biçimde giderdiği ve her açıdan anlaşılabilir olduğu, ayrıca kısa zamanda ve etkili bir şekilde uygulanabileceği kanaatine ulaşarak işleme taahhütler çerçevesinde koşullu izin vermiştir. Curium/Monrol kararı, Kurul’un rekabetçi endişe tespit ettiği birleşme-devralma işlemlerini kapsamlı taahhüt paketiyle koşullu onaylama yönündeki yaklaşımının en güncel örneklerinden biridir.
[1] Baş | Kaymaz Hukuk Bürosu’nun harici rekabet hukuku danışmanı olan Av. Gülce Korkmaz, Bilkent Üniversitesi’nde tamamladığı yüksek lisansının ardından, (Almanya) Lüneburg Leuphana Üniversitesi Hukuk Fakültesi bünyesinde Joachim Herz Vakfı’nın burslu doktora araştırmacısı olarak rekabet hukuku alanında doktora çalışmalarını sürdürmektedir.
[2] Kurul’un 20 Şubat 2025 tarihli 25-07/175-87 sayılı gerekçeli kararı için bkz.
[3] Kurulun 07.07.2015 tarih ve 15-28/340-112 sayılı Eczacıbaşı MONROL/IBA Pharma ve 01.06.2016 tarih ve 16-19/312-141 sayılı KAMRUSEPA-Samyoung/IBA Pharma kararları.
[4] Kurulun 07.07.2015 tarih ve 15-28/340-112 sayılı Eczacıbaşı MONROL/IBA Pharma ve 01.06.2016 tarih ve 16-19/312-141 sayılı KAMRUSEPA-Samyoung/IBA Pharma kararları.
[5] Kararda geçirmezlik duvarı prosedürünün; Nepha ve Distribütör ile ilişkileri yönetmek için ayrı ekipleri, her bir ekip için Curium yönetimine ayrı raporlama hatlarını, şirket içi raporlama amacıyla gereken verilerin toplulaştırılması / anonimleştirilmesi için politikaları, ticari açıdan hassas bilgilere erişimi bulunan tüm kişilerin gizlilik anlaşmaları imzalama zorunluluklarını ve bu ilişkilerle ilgili veriler için bilgi teknolojileri korumalarını (örneğin, şifre korumaları) kapsadığı belirtilmiştir.
Baş | Kaymaz Hukuk Bürosu olarak uzman ve deneyimli avukatlarımızla hem ulusal hem de çok uluslu şirketlere rekabet hukuku alanlarında kapsamlı danışmanlık ve temsil hizmetleri sunuyoruz.
Daha detaylı bilgi almak için Avukat Baran Baş ile buradan iletişime geçebilirsiniz.




