Baran Baş
Son yıllarda yeniden satış fiyatının tespiti (“YSFT”) hususunda Rekabet Kurulu (“Kurul”) nezdinde bir ihlal iddiasıyla karşı karşıya kalan teşebbüslerin büyük çoğunluğu, haklarında idari para cezası uygulanacağından neredeyse hiç şüphe duymadıkları için en azından karşılaşacakları idari para cezasının %25 oranında indirilmesi adına Kurul ile uzlaşma yoluna gitmektedir. Ancak YSFT ihlalinde bulunduğunu kabul etmeyen Arçelik Pazarlama AŞ (“Arçelik”) bu yolu tercih etmemiştir.
Arçelik hakkında yetkili satıcılarının internet aracılığıyla satış yapmalarını engellediği ve yeniden satış fiyatlarına müdahale ettiği iddialarıyla Rekabet Kurumu’na (“Kurum”) sunulan şikayet başvuruları neticesinde Kurul, 09.09.2021 tarihli ve 21-42/617-M sayılı kararı ile soruşturma açılmasına karar vermiştir.
Yetkili satıcıların internet aracılığıyla satış yapmalarının engellendiği iddiası ekseninde taahhüt süreci başlatılmış, Arçelik’in ilk teklif ettiği taahhüt metni kabul edilmemiş ancak ikinci teklifi Kurul tarafından yeterli görülerek 08.09.2022 tarih ve 22-41/580-240 sayılı karar[1] ile revize taahhütlerin bağlayıcı hale getirilerek söz konusu iddialar bakımından soruşturmanın taahhütle sonlandırılmasına karar vermiştir.
Bu bilgi notunda Arçelik dosyasında soruşturmasına devam edilen ve nihayetinde Kurul’un 03.08.2023 tarihli ve 23-36/682-235 sayılı kararı[2] ile teşebbüs aleyhine idari para cezası tesis edilmesine sebep olan yeniden satış fiyatının tespitine ilişkin Kurul’un tespit ve değerlendirmeleri ele alınacaktır.
Bilindiği üzere YSFT, Kurul’un son yıllarda en sık ihlal kararı verdiği ve dolayısıyla idari para cezası uyguladığı ihlal türlerinin başında gelmektedir. Huzurdaki Arçelik dosyasında da Kurul, YSFT’ye ilişkin teorik çerçeveyi açıklarken gerek mevzuata gerekse kendisinin geçmiş kararlarına[3] atıfla yeniden satış fiyatına müdahale eyleminin rekabeti amaç bakımından kısıtlayan ihlaller kategorisinde ele alındığını vurgulamıştır. İlgili teşebbüsün savunmasında bu yaklaşıma olan itirazı Kurul tarafından, YSFT’nin “açık ve ağır ihlal” olarak tanımlandığı iki güncel tebliğine[4] de atıfla kabul görmemiştir. Bu itibarla Kurul’un, YSFT konusunda etki temelli yaklaşımı (rule of reason) tamamıyla terk ettiğini ve bu ihlal türünü per se ihlal olarak değerlendirdiğini belirtmek yanlış olmayacaktır.
Arçelik dosyasının gerekçeli kararında, yerinde incelemelerde elde edilen (veya şikayet başvurularının ekinde sunulan) kimisi e-posta silsilesi kimisi ise WhatsApp yazışması olan toplam 10 bulguya yer verilmiş, ancak bunlardan yalnızca 3’üne dayanarak teşebbüse ihlal isnadında bulunulmuştur. Bulguların neredeyse tamamında, Arçelik irtibatları, çeşitli yeniden satıcıların uyguladıkları ‘düşük’ fiyatlardan rahatsızlıklarını dile getirirken Kurul, bu rahatsızlıkların ilgili yeniden satıcıya müdahaleye dönüşmesine ilişkin emareler içeren bulguları ihlal isnadına dayanak yapmıştır.
Her ne kadar teşebbüs bu yazışmaların ‘münferit’ olaylardan ibaret olduğu ve bunların Arçelik’in genel politikasını yansıtmadığı yönünde bir savunma yapmış olsa da Kurul, ihlal tespiti yapılan bulgulardaki yazışmaların üst düzey yetkililer arasında gerçekleşmesi ve farklı kanallarda satış gerçekleştiren yeniden satıcılarla direkt temas içerisinde olan bölge sorumluları/satış sorumlularına talimatlar verilmesi hususlarını gözeterek Arçelik’in sistematik bir davranış içerisinde olduğunu ve fiyat müdahalesinin teşebbüsün genel bir politikası haline dönüştüğünü değerlendirmiştir.
Netice olarak Kurul, Arçelik’in sağlayıcısı konumunda bulunduğu ürünlerin yeniden satış fiyatlarını takip ettiğini, düşük fiyatlı ürün satışı yapan yeniden satıcılarla iletişime geçtiğini ve fiyatın yükselttirildiğini, böylelikle çeşitli satış kanallarında faaliyet gösteren yeniden satıcıların uyguladığı fiyatlara müdahale edilerek yeniden satış fiyatının tespit edildiği sonucuna varmıştır.
Amaç-etki tartışmalarına girmeyi kesin bir dille reddeden Kurul, önceki kararlarında olduğu gibi YSFT’yi salt “düşük fiyatların yükseltilmesini” sağlayan bir araç olarak gördüğünü, bu ihlalin amaç bakımından rekabet sınırlaması niteliği taşıdığı ve bu nedenle söz konusu eylemin etkilerinin eylemi rekabet ihlali olmaktan çıkarmayacağını, dolayısıyla da teşebbüsün aksi yöndeki savunmalarının kabul edilemeyeceğini ifade etmiştir.
Tespit edilen ihlal bulguları uyarınca ihlalin bir yıldan kısa sürdüğünü tespit eden Kurul, idari para cezasının oranını tespit ederken herhangi bir hafifletici ya da ağırlaştırıcı sebebin uygulanabilir olmadığına kanaat getirmiş ve sonuç olarak 03.08.2023 tarihli ve 23-36/682-235 sayılı kararı ile Arçelik’e 365.379.161,06-TL idari para cezası uygulanmasına karar vermiştir.
Her Kurul kararında olduğu gibi yukarıda anılan karar da idari yargı denetimine tabi olup bu karara karşı Arçelik’in iptal davası açma hakkı bulunmaktadır.
Baş | Kaymaz Hukuk Bürosu olarak uzman ve deneyimli avukatlarımızla hem ulusal hem de çok uluslu şirketlere rekabet hukuku alanlarında kapsamlı danışmanlık ve temsil hizmetleri sunuyoruz.
Daha detaylı bilgi almak için Avukat Baran Baş ile buradan iletişime geçebilirsiniz.
[1] Söz konusu dosyanın gerekçeli kararı hakkında detaylı bilgi
[2] Bu bilgi notunun konusunu oluşturan dosyanın gerekçeli kararı hakkında detaylı bilgi
[3] Atıf yapılan Kurul kararları: 26.03.2020 tarih ve 20-16/232-113 sayılı Baymak kararı, 05.10.2001 tarih ve 01-47/483-120 sayılı Doğuş Otomotiv kararı; 23.06.2011 tarih ve 11-39/838-262 sayılı Anadolu Elektronik kararı; 07.11.2016 tarih ve 16-37/628-279 sayılı Aral Oyun kararı; 22.11.2018 tarih ve 18-44/703-345 sayılı Sony kararı; 04.03.2021 tarih ve 21-11/154-63 sayılı Groupe SEB kararı; 26.03.2020 tarih ve 20-16/232-113 sayılı Baymak kararı; 05.08.2021 tarih ve 21-337/524-258 sayılı Philips kararı; 30.09.2021 tarih ve 21-46/671-335 sayılı Arnica kararı; 30.09.2021 tarih ve 21-46/672-336 sayılı Singer kararı.
[4] Bkz. 2021/2 sayılı Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar ile Hâkim Durumun Kötüye Kullanılmasına Yönelik Önaraştırmalarda ve Soruşturmalarda Sunulacak Taahhütlere İlişkin Tebliğ ve 2021/3 sayılı Rekabeti Kayda Değer Ölçüde Kısıtlamayan Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Teşebbüs Birliği Karar ve Eylemlerine İlişkin Tebliğ.




