Baran Baş
I.Giriş
Rekabet Kurumunun (“Kurum”) Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar ile Hâkim Durumun Kötüye Kullanılması Halinde Verilecek Para Cezalarına İlişkin Yönetmelik[1], 27 Aralık 2024 tarih ve 32765 sayılı Resmî Gazete’de yayınlanan yeni versiyonu ile güncellenmiştir (“Yeni Ceza Yönetmeliği”)[2]. Yeni Ceza Yönetmeliği, 2009 yılından beri yürürlükte olan eski (“Eski Ceza Yönetmeliği”)[3] rekabet ceza rejiminin düzenlendiği üzerinde esaslı değişiklikler getirerek, herhangi bir geçiş dönemi öngörülmeksizin aynı tarihte yürürlüğe girmiştir.
Yeni Ceza Yönetmeliği hükümlerinin uygulanmasına ilişkin kapsamlı açıklamalar içeren Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar ile Hâkim Durumun Kötüye Kullanılması Halinde Verilecek İdari Para Cezalarına İlişkin Kılavuz (“Kılavuz”) ise 13.02.2025 tarihinde Rekabet Kurulu (“Kurul”) tarafından kabul edilerek Kurum’un sitesinde yayımlanmıştır[4]. Kılavuz’un ekinde ayrıca, uygulamaya ışık tutmak adına idari para cezası hesaplanmasına ilişkin örnek tablolara da yer verilmiştir.
Kılavuz’da, 15 senedir yürürlükte olan Eski Ceza Yönetmeliği’nin güncellenmesine duyulan ihtiyaç, dijitalleşmenin rekabet hukuku uygulamasında getirdiği dönüşüme işaret edilerek açıklanmıştır. Kılavuz’a göre, günümüzde rekabet hukukunun uygulandığı piyasaların niteliği geleneksel piyasalardan farklılaşmakta; yeni ihlal türleri görülmekte, rekabet hukukunun uygulandığı muhatapların niteliği de değişmektedir. Kılavuz’da belirtildiği üzere, ulusaşırı faaliyet gösteren, aktörü oldukları pazarlarda yüksek pazar gücünü haiz büyük teknoloji şirketlerinin rekabet hukuku ihlallerinin dijital pazarlarda ve tüketici refahı üzerindeki olumsuz etkileri karşısında, Kurul’un cezalandırma politikasının da gözden geçirilmesi ihtiyacı gündeme gelmiştir[5]. Bu ihtiyaç üzerine 27.12.2024 tarihinde yürürlüğe giren Yeni Ceza Yönetmeliği ile idari para cezalarının hesaplanma yönteminde şeffaflık ve hukuki belirlilik ilkesinin tesisi ve rekabet ihlallerine verilecek idari para cezalarında özel ve genel caydırıcılığın sağlanması amaçlanmaktadır[6].
4054 Sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’da (“4054 Sayılı Kanun”) yapılması beklenen değişikliklerin[7] odağında dijital pazarlar ve geçit bekçisi (gatekeeper) büyük teknoloji şirketleri olduğu göz önüne alındığında, Yeni Ceza Yönetmeliği’ne duyulan ihtiyaç açıklanırken dijitalleşmenin getirdiği değişimin ve büyük teknoloji şirketlerinin rekabet ihlallerinin zikredilmesi anlamlıdır: Kurul, Yeni Ceza Yönetmeliği ile, beklenen 4054 Sayılı Kanun değişikliği ile uygulanmaya başlanacak yeni dijital rekabet hukuku politikasının “yaptırım” ayağının temellerini atmıştır.
Yeni Ceza Yönetmeliği ile, temel para cezası oranının (aslında 4054 Sayılı Kanun’da yeri olmayan) “kartel” ve “diğer ihlaller” ayrımına bağlı olarak belirlendiği yaklaşımdan vazgeçilmiştir. Dolayısıyla, temel para cezası oranının belirlenmesinde “kartel” ve “diğer ihlaller” ayrımına bağlı olarak getirilmiş olan alt ve üst sınırlar da kaldırılmış, özellikle ihlalin niteliğinin ve rekabet üzerindeki olumsuz etkisinin dikkate alındığı yeni bir yöntem benimsenmiştir. İlaveten, Yeni Ceza Yönetmeliği ile, para cezasının ihlalin süresine bağlı artırımında dikkate alınacak zaman aralıkları kısaltılarak, ihlal süresine karşılık gelecek artırım oranları, kademeli olarak açıkça belirlenmiştir. Ayrıca, ağırlaştırıcı ve hafifletici unsurlar düzenlenmiş; ağırlaştırıcı unsurlara bağlı artırım oranlarının alt sınırı ile hafifletici unsurlara bağlı indirim oranının alt ve üst sınırları kaldırılmıştır.
Bu bilgi notunda, Yeni Ceza Yönetmeliği’nin getirdiği yenilikler, Kılavuz metni ışığında (ve yer yer Kılavuz’un sistematiği takip edilerek) detaylı olarak açıklanmaktadır.
II.Temel Para Cezasının Belirlenmesine İlişkin Yeni Rejim
- “Karteller” ve “Diğer İhlaller” Ayrımının Kaldırılması
Yeni Ceza Yönetmeliği ile, Eski Ceza Yönetmeliği’nin temel para cezasının belirlenmesine ilişkin olarak karteller ve diğer ihlaller arasında yaptığı ayrıma dayanan rejim değiştirilmiştir.
Eski Ceza Yönetmeliği’nin para cezasının belirlenmesine ilişkin rejiminde; ihlalde bulunan teşebbüslere verilecek idari para cezasının tespitinde, önce (Eski Ceza Yönetmeliği m. 5 uyarınca) ihlalin kartele vücut verip vermemesine ve ihlalin süresine göre göre değişen oranlarla bir temel para cezası belirlenmekte, ardından (Eski Ceza Yönetmeliği’nin 6. ve 7. maddelerinde yer alan) ağırlaştırıcı ve hafifletici nedenler göz önünde bulundurularak belirlenen temel para cezası üzerinden arttırma ve/veya indirme yapılmakta ve böylece verilecek idari para cezası belirlenmekte idi. Eski Ceza Yönetmeliği m. 5 uyarınca, temel para cezası hesaplanırken; “karteller için teşebbüs cirosunun yüzde ikisi ile yüzde dördü̈”, “diğer ihlaller için teşebbüs cirosunun binde beşi ile yüzde üçü” arasında bir oran esas alınmakta idi.
Bir diğer deyişle, Eski Ceza Yönetmeliği rejiminde, ilk adım olan temel para cezasının belirlenmesinde, “kartel” ve “diğer ihlaller” olmak üzere ihlal tipleri arasında (ihlal durumunda cironun %0’ı ile %10’u arasında bir para cezası verilebileceğini belirtmekle yetinen 4054 Sayılı Kanun’un aksine) ayrım yapılmakta idi. 4054 Sayılı Kanun’da bu ayrımın bir karşılığı olmadığı için, “kartel” tanımı da Eski Ceza Yönetmeliği ile yapılmıştı (m. 3). Kartel tanımının 4054 Sayılı Kanun ile değil de bir yönetmelik ile yapılmış olması ve bu kartel tanımı üzerinden, kartel ve diğer ihlaller için 4054 Sayılı Kanun’da yer almayan farklı ceza alt ve üst sınırları getirilmesi, kanunilik ilkesine aykırı olduğu gerekçesiyle öğretide eleştiri konusu olmuştur[8]. İlaveten, Eski Ceza Yönetmeliği’nin kanunilik ilkesine aykırı olduğu savı, soruşturma tarafı teşebbüsler tarafından sıkça Kurul’a sunulan savunmalarda öne sürülmüştür[9].
Yeni Ceza Yönetmeliği ile, Eski Ceza Yönetmeliği’nin eleştirilere konu olan bu temel para cezası belirleme rejimi değiştirilmiş, kartel ve diğer ihlallere dayanan para cezası belirleme sistemi kaldırılmış, “kartel” tanımı Yeni Ceza Yönetmeliği’nde kendine yer bulmamış ve bunun yerine temel para cezasının belirlenmesinde ihlalin açık ve/veya ağır ihlal olup olmadığının değerlendirileceği hükme bağlanmıştır.
- Yeni Rejimde Başlangıç Ceza Oranının ve Temel Ceza Oranının Tespiti
Yeni Ceza Yönetmeliği’nin temel para cezasının belirlenmesine ilişkin öngördüğü düzenleme uyarınca, öncelikle teşebbüslere (ve teşebbüs birliklerine veya bu birliklerin üyelerine) verilecek “başlangıç ceza oranı” tespit edilecektir. Başlangıç ceza oranı, “özellikle, ihlal dolayısıyla gerçekleşen veya gerçekleşmesi muhtemel zararın ağırlığı ile ihlalin niteliğinin açık ve/veya ağır olup olmadığı gözetilmek suretiyle” belirlenecektir (Yeni Ceza Yönetmeliği m. 5/2).
Zarar teorisinin kendisine önemli bir yer bulacağı yeni rekabet ceza rejimini açıklayan Kılavuz’a göre söz konusu ihlalin genel itibarıyla rekabete, böylelikle tüketiciye, alıcılar ve sağlayıcılar gibi ticaret ortaklarına, mevcut veya potansiyel rakipler gibi üçüncü taraflara ya da ekonominin geneline yönelik zararları Kurul tarafından dikkate alınacaktır.
İhlalin açık ve/veya ağır olup olmaması bakımından ise Kılavuz’da, etkinlik savunmasının kabul edilmeyeceği rakipler arası fiyat tespiti, müşteri veya bölge paylaşımı, arz kısıtlaması, ihalelerde danışıklı teklif verilmesi gibi ihlallerin açık ihlallere örnek olarak sayılmış ve bu kritere ilaveten, ihlalin hangi rekabet parametresine veya parametrelerine ilişkin olduğu ile ihlalin doğası gereği gizli olup olmadığı ve/veya yakalanmaya elverişli olup olmadığının da dikkate alınabileceği ifade edilmiştir.
Başlangıç ceza oranına (koşulları bulunuyorsa) ihlalin süresi nedeniyle artırım yapılarak “temel ceza oranı” tespit edilecektir (Yeni Ceza Yönetmeliği m. 5/1). Temel ceza oranının tespitinin ardından (eğer somut olayda ağırlaştırıcı ve/veya hafifletici unsurlar varsa) Yeni Ceza Yönetmeliği m. 6 ve 7 uyarınca ağırlaştırıcı unsurlara bağlı artırım ve hafifletici unsurlara bağlı indirim yapılacaktır.
Başlangıç ceza oranı üzerinden belirlenen temel ceza oranında, eğer yapılacaksa artırım ve/veya indirim yapılmasının ardından elde edilen ceza oranı, nihai karardan bir önceki mali yıl sonunda oluşan gayri safi gelirlerine (cirolarına) uygulanacak ve böylelikle nihai idari para cezası miktarına ulaşılacaktır.
Yeni Ceza Yönetmeliği m. 4/3 uyarınca, ilgili yönetmelik hükümlerinin uygulanması neticesinde ulaşılan idari para cezası miktarı, her bir ayrı ihlal bakımından, ceza verilecek teşebbüslerin gelirlerinin %10’unu aşamaz. Bu sınırı aşan idari para cezaları, her bir ihlale ilişkin olarak ceza verilecek teşebbüslerin yıllık gayri safi gelirlerinin %10’una indirilecektir.
Yeni Ceza Yönetmeliği m. 4/1, temel ceza oranının her bir ihlal için ayrı ayrı belirleneceğini hüküm altına almaktadır. Teşebbüslerin fiillerinin bir ya da birden fazla ihlale yol açıp açmadığını Kurul tespit edecek, her bir ayrı ihlal için ayrı idari para cezası uygulayacaktır. Kılavuz’da açıklandığı üzere, ihlale dayanak oluşturan davranışların gerçekleştiği coğrafi pazarlar, ilgili ürün pazarları, girdi ve çıktı pazarları, davranışların niteliği, davranışlar arasındaki zamansal bütünlük, davranışların aynı kararın icrası kapsamında gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği, stratejik açıdan bütünlük arz edip etmediği, fiillerin teşebbüsün tek taraflı davranışları ile gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği, davranışların niteliğindeki ve özündeki esaslı ayrım gibi hususlar Kurul tarafından dikkate alınarak ve bu doğrultuda tek bir ihlalin yahut birden fazla ihlalin varlığı tespit edilecektir[10].
- Başlangıç Ceza Oranının İhlal Süresi ile Orantılı Artan Nispette Belirlenmesi
Yeni Ceza Yönetmeliği’nin getirdiği önemli değişikliklerden biri, para cezasının ihlalin süresine bağlı artırımında dikkate alınacak zaman aralıklarının kısaltılması ve ihlal süresine karşılık gelecek artırım oranlarının, kademeli olarak belirlenmesidir. Eski Ceza Yönetmeliği’nde, ihlalin süresine ilişkin öngörülen yapı, 1-5 yıl arasında süren ihlallerde cezanın yarı oranında (%50) artırılması ve 5 yıldan uzun süren ihlallerde bir katı (%100) artış yapılması biçiminde idi.
Yeni Ceza Yönetmeliği’nin getirdiği rejimde ise, başlangıç ceza oranı aşağıdaki oranlarda arttırılacaktır:
- Bir yıldan uzun, iki yıldan kısa süren ihlallerde beşte biri (%20) oranında,
- İki yıldan uzun, üç yıldan kısa süren ihlallerde beşte ikisi (%40) oranında,
- Üç yıldan uzun, dört yıldan kısa süren ihlallerde beşte üçü (%60) oranında,
- Dört yıldan uzun, beş yıldan kısa süren ihlallerde beşte dördü (%80) oranında,
- Beş yıldan uzun süren ihlallerde bir katı (%100) oranında.
III.Ağırlaştırıcı Unsurlar
Ağırlaştırıcı unsurların düzenlendiği Yeni Ceza Yönetmeliği m. 6’nın ilk fıkrasında tekerrüre, ikinci fıkrasında Kurul’un takdirine bağlı olarak temel ceza oranının ağırlaştırılmasını gerektirebilecek diğer unsurlara sınırlı sayıda (numerus clausus) olmak üzere yer verilmiş, üçüncü fıkrada ise ilk iki fıkrada yer alan ağırlaştırıcı unsurların birlikte varlığı halinde benimsenecek artırım yöntemi düzenlenmiştir.
- Tekerrür
Tekerrürün düzenlendiği Yeni Ceza Yönetmeliği m. 6/1 uyarınca, ihlalin tespitinden sonra, aynı teşebbüs tarafından 4054 Sayılı Kanun’un tekrar ihlal edilmesi halinde temel ceza oranı bir katına (%100’e) kadar artırılacaktır. Yeni Ceza Yönetmeliği, tekerrürde temel para cezasının artırılmasına ilişkin olarak yalnızca bu üst sınır (bir katına kadar) belirlenmiş, Eski Ceza Yönetmeliği’nin aksine herhangi bir alt sınır öngörmemiştir.
Kılavuz’da ifade edildiği üzere, tekerrüre bağlı olarak yapılacak artırımda, teşebbüsün 4054 Sayılı Kanun’un aynı maddesini ihlal etmiş olması koşulu aranmayacaktır. Kılavuz’da, daha önce tekerrüre esas alınmış olan bir Kurul kararının, Kurul’un alacağı başka kararlarda tekerrür artırımına yeniden konu edilmeyeceği açıkça ifade edilerek, ne bis in idem ilkesine de vurgu yapılmıştır.
- Takdiri Ağırlaştırıcı Unsurlar
Yeni Ceza Yönetmeliği m. 6/2’de Kurul’un takdirine bağlı olarak temel ceza oranının ağırlaştırılmasını gerektirebilecek, Kurul içtihadında uygulama alanı bulan[11] diğer ağırlaştırıcı unsurlara yer verilmiştir. Buna göre, soruşturma kararının tebliğinden sonra ihlale devam edilmesi, ihlalde belirleyici etkinin bulunması, Uzlaşma Yönetmeliği m. 12/3’te yer alan gizlilik yükümlülüğünün ihlal edilmesi halinde temel ceza oranı bir katına (%100’e) kadar artırılabilecektir. Yeni Ceza Yönetmeliği, Eski Ceza Yönetmeliği’nde öngörülen “taahhütlere uyulmaması, incelemeye yardımcı olunmaması ve diğer teşebbüslerin ihlale zorlanması” hallerini takdiri ağırlaştırıcı sebep olmaktan çıkarmıştır.
Yeni Ceza Yönetmeliği m. 6/2’de öngörülen ilk takdiri ağırlaştırıcı unsur, soruşturma kararının tebliğinden sonra ihlale devam edilmesidir. Kılavuz’da, bu ağırlaştırıcı unsurun öngörülmesi ile amaçlananın, haklarında 4054 Sayılı Kanun’u ihlal ettiği şüphesi sebebiyle soruşturma açıldığı tebliğ edilen teşebbüslerin, mümkün olan en erken safhada rekabet karşıtı uygulamalarına son vermesi olduğu ifade edilmiştir[12]. Eski Ceza Yönetmeliği’nde soruşturma kararının tebliğinden sonra “kartele” devam edilmesi biçiminde olan bu takdiri ağırlaştırıcı unsurun, Yeni Ceza Yönetmeliği ile (soruşturma kararının tebliğinden sonra) “ihlale” devam edilmesi olarak değiştirilmesi, temel para cezasının belirlenmesi rejiminde yapılan değişiklikle uyumludur.
Yeni Ceza Yönetmeliği m. 6/2’de öngörülen ikinci takdiri ağırlaştırıcı unsur, teşebbüsün ihlalde belirleyici etkisinin bulunmasıdır. Bu yeni takdiri ağırlaştırıcı unsur, ilgili yönetmeliğin Tanımlar maddesi m. 3’te “Belirleyici etki, ihlalin oluşmasında ve/veya sürdürülmesinde vazgeçilmez işlevi (…) ifade eder.” biçiminde tanımlanmıştır. Kılavuz’da belirleyici etkiye örnek olarak “rekabet karşıtı anlaşmanın stratejik unsurlarının tanımlanması, toplantıya liderlik edilmesi veya anlaşmanın uygulanması yahut sürdürülmesi için toplantılar düzenlenmesi, ihlalde lider veya teşvik edici rolün bulunması, diğer teşebbüslerin ihlale zorlanması, diğer teşebbüsler üzerinde uyarı, talimat, yönlendirme gibi eylemlerle kontrol, baskı, caydırma ve yaptırım mekanizmalarının uygulanması” halleri sıralanmıştır[13].
Yeni Ceza Yönetmeliği’nde öngörülen üçüncü takdiri ağırlaştırıcı unsur ise, Uzlaşma Yönetmeliği’nin “Gizlilik yükümlülüğü” başlıklı 12. maddesinin üçüncü fıkrası ile uyumlu olarak eklenen “gizlilik yükümlülüğünün ihlal edilmesi”dir.
- Birden Fazla Ağırlaştırıcı Unsurun Aynı Anda Uygulanması
Yeni Ceza Yönetmeliği m. 6/3’te, tekerrür ve diğer takdiri ağırlaştırıcı unsurların aynı anda bulunması durumunda artırım oranının nasıl belirleneceği düzenlenmiştir. Bu itibarla, teşebbüs hakkında m. 6/1’de düzenlenen tekerrürle birlikte m. 6/2’de belirtilen takdiri ağırlaştırıcı unsurlardan biri veya birkaçının bulunması halinde, her iki fıkra kapsamında belirlenen artırım oranları toplanarak 5. madde çerçevesinde tespit edilen temel ceza oranına uygulanacaktır.
IV.Hafifletici Unsurlar
Yeni Ceza Yönetmeliği’nde, hafifletici unsurlar sınırlı sayıda olmamak üzere sayılmıştır. Ayrıca, dikkat çekici şekilde, hafifletici unsurların varlığı halinde uygulanacak indirim oranının alt ve üst sınırı kaldırılarak, Kurul’a eski ceza rejimine göre hafifletici sebepler bakımından daha geniş bir hareket alanı tanınmıştır.
Yeni Ceza Yönetmeliği’nde öngörülen hafifletici unsurlar şunlardır (m. 7):
- Yasal yükümlülüklerin yerine getirilmesi haricinde, yerinde incelemenin daha kısa sürede tamamlanmasını veya daha etkin şekilde gerçekleştirilmesini sağlayan fiziksel ve/veya teknik imkânların sunulması suretiyle ya da yerinde inceleme esnasında inceleme konusuyla bağlantılı olan ilave bilgi veya belgelerin incelenen tarafça kendiliğinden sunulması suretiyle yerinde incelemeye yardımcı olunması,
- İhlalde diğer teşebbüslerin zorlamasının bulunması,
- İhlale katılımın sınırlı olması (Kılavuz’da ifade edildiği üzere, örneğin ihlalin Kurulun müdahalesinden sonra derhal sonlandırılması, rekabeti kısıtlayıcı anlaşmaya konu toplantılara sınırlı katılım sağlanması, ihlalin üzerinde anlaşılan unsurlardan daha kısıtlı bir kapsamda uygulanması, rekabet karşıtı anlaşmaya konu davranışın tarafı olunmasına karşın anlaşmayı uygulamaktan kaçınılması yahut bu hususta pasif kalınması ve/veya rekabetçi davranış benimsenmesi[14])
- İhlal konusu faaliyetlerin yıllık gayri safi gelirler içerisindeki payının düşük olması,
- İdari para cezasına esas alınan yıllık gayri safi gelirler içinde yurt dışı satış gelirlerinin bulunması.
Yeni Ceza Yönetmeliği’nde, (eski ceza rejiminde hafifletici unsurlar olan) kamu kurumlarının teşviki, gönüllü tazminat ödenmesi, diğer ihlallere son verilmesi halleri hafifletici sebep olarak sayılmamıştır. Ayrıca, Eski Ceza Yönetmeliği’nde “İhlal konusu faaliyetlerin yıllık gayri safi gelirler içerisindeki payının çok düşük olması” şeklindeki hafifletici unsur, “İhlal konusu faaliyetlerin yıllık gayri safi gelirler içerisindeki payının düşük olması” olarak değiştirilmiş, Kılavuz’un ifadesi ile, bu hafifletici unsurun uygulama alanı genişletilmiştir[15].
V.Yönetici ve Çalışanlara Verilecek Cezalar
Yeni Ceza Yönetmeliği’nde kartel ve diğer ihlal ayrımı ortadan kaldırılmış, tüm ihlaller bakımından ihlalde belirleyici etkisi olduğu saptanan teşebbüs veya teşebbüs birliği yöneticilerine veya çalışanlarına, teşebbüs veya teşebbüs birliğine verilen cezanın yüzde beşine kadar idari para cezası verileceği düzenlenmiştir. Yönetici veya çalışanlara verilecek ceza bakımından alt sınır bulunmamaktadır. Ancak, Kurul’un uzun süredir çalışanlara idari para cezası uygulamadığı göz önüne alındığında, bu değişikliğin uygulama bakımından önemli bir fark yaratıp yaratmayacağı uygulamada görülecektir.
VI.Sonuç
Yeni Ceza Yönetmeliği ile, hukukilik ilkesine uygun olarak, temel para cezasının belirlenmesinde karteller ve diğer ihlaller ayrımını kaldırmıştır. İhlal süresine bağlı olarak kademeli bir artırım sisteminin benimsenmesi ise, cezalandırma rejiminde öngörülebilirliği artırmaya yönelik bir adım olarak değerlendirilebilir. Ağırlaştırıcı ve hafifletici unsurlar bakımından yapılan görece küçük kapsamlı değişiklikler ise, uygulamada ceza hesaplamasında önemli sonuçlar doğurabilecek niteliktedir.
Sonuç olarak, Yeni Ceza Yönetmeliği, rekabet ihlallerine karşı daha esnek ve etkili bir yaptırım mekanizması oluşturmayı hedeflemektedir. Uygulama sürecinde ortaya çıkacak Kurul içtihatları, Yönetmelik’in öngörülebilirlik ve hukuki belirlilik açısından nasıl şekilleneceğini gösterecektir.
[1] Baş | Kaymaz Hukuk Bürosu’nun harici rekabet hukuku danışmanı olan Av. Gülce Korkmaz, Bilkent Üniversitesi’nde tamamladığı yüksek lisansının ardından, (Almanya) Lüneburg Leuphana Üniversitesi Hukuk Fakültesi bünyesinde Joachim Herz Vakfı’nın burslu doktora araştırmacısı olarak rekabet hukuku alanında doktora çalışmalarını sürdürmektedir.
[2] Yeni Ceza Yönetmeliği’nin tam metni için bkz. https://www.rekabet.gov.tr/Dosya/27-aralik-2024_yonetmelik-20241227150010818.pdf
[3] Her ne kadar öğretide, “nulle poena sine lege” (kanunsuz ceza olmaz) ilkesi gereği cezalar ancak kanunla getirilebileceği için “Ceza Yönetmeliği” tabirinin yanlış olduğu belirtilse de, bu adlandırma hem uygulamada hem de pozitif hukukta yerleşmiş durumdadır. Bkz. Korkmaz, Gülce: Rekabet Kurumu Tarafından Uygulanan Para Cezalarının Kanunilik İlkesi Yönünden Değerlendirilmesi, Bilkent Üniversitesi II. Genç Hukukçu Araştırmacılar Sempozyumu – Ceren Damar Şenel Anısına (26-27 Kasım 2021) Sempozyum Kitabı, (Ed.: Göka, E./Orhan, U./Aksoy, H. C.), 2022, s. 262, dn. 39 ve 40. İlaveten, bu hususta Prof. Dr. Duygun Yarsuvat’ın 14 Mayıs 2009 tarihinde İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde Rekabet Kurumu ile ortak düzenlenen “Rekabet Hukuku Yaptırım Politikasında Yeni Dönem: Ceza ve Pişmanlık Yönetmelikleri” konferansında Oturum Başkanı olarak yaptığı açıklamalarına konferansın basılı metninden erişilebilir. Bkz. Sanlı, Kerem Cem: Rekabet Hukuku Yaptırım Politikasında Yeni Dönem: Ceza ve Pişmanlık Yönetmelikleri, İstanbul, 2009, s. 77.
[4] Duyuru metni için bkz. https://www.rekabet.gov.tr/tr/Guncel/rekabeti-sinirlayici-anlasma-uyumlu-eyle-b7a82a039aeeef1193e30050568585c9
Kılavuz’un tam metni için bkz. https://www.rekabet.gov.tr/Dosya/ceza-yonetmeligi-kilavuzu-20250219105421829.pdf
[5] Kılavuz s. 2, para. 5.
[6] Kılavuz s. 2, para. 7.
[7] 4054 Sayılı Kanun’nda yapılması planlanan değişiklikler için bkz. Korkmaz, Gülce: Navigating Digital Markets: A Challenge for Turkish Competition Law
[8] Bkz. Korkmaz, Gülce: Rekabet Kurumu Tarafından Uygulanan Para Cezalarının Kanunilik İlkesi Yönünden Değerlendirilmesi, Bilkent Üniversitesi II. Genç Hukukçu Araştırmacılar Sempozyumu – Ceren Damar Şenel Anısına (26-27 Kasım 2021) Sempozyum Kitabı, (Ed.: Göka, E./Orhan, U./Aksoy, H. C.), 2022, s. 262-270.
Zira, “suç ve cezalarda kanunilik ilkesi (…) ceza müeyyidesinin tür ve miktarının belirlenmesinin ancak biçimsel anlamda kanun ile yapılabileceğini kabul eder. Bkz. Katoğlu, Tuğrul: “Ceza Hukukçusu Gözüyle Rekabet Hukuku Mevzuatında Yapılması Öngörülen Değişiklikler”, Ankara Barosu Dergisi, Yıl: 2014, Sayı: 3, s. 395-412;
[9] Bir örnek olarak, bkz. İstanbul Gümrük Müşavirleri Derneği’nin kararları ile 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiği iddiasının incelendiği, 20.06.2019 tarihli ve 19-22/352-158 sayılı Rekabet Kurulu kararı, para. 113. Rekabet Kurulunun anılan savunmalara cevaben Danıştay 13. Dairesinin 06.04.2017 tarih, E. 2011/3814, K. 2017/958 sayılı kararına atıf yaptığı görülmektedir. Bkz. 14.12.2017 tarihli ve 17-41/640-279 sayılı Rekabet Kurulu kararı, para. 200; 20.06.2019 tarihli ve 19-22/352-158 sayılı Rekabet Kurulu kararı, para. 114. Korkmaz, Gülce: Rekabet Kurumu Tarafından Uygulanan Para Cezalarının Kanunilik İlkesi Yönünden Değerlendirilmesi, Bilkent Üniversitesi II. Genç Hukukçu Araştırmacılar Sempozyumu – Ceren Damar Şenel Anısına (26-27 Kasım 2021) Sempozyum Kitabı, (Ed.: Göka, E./Orhan, U./Aksoy, H. C.), 2022, s. 266-267.
[10] Kılavuz s. 3, para. 12. Kılavuz’da bu hususta atıf yapılan kararlar şunlardır: Kurul’un 25.03.2021 tarihli ve 21-17/208-86 sayılı; 15.12.2022 tarihli ve 22-55/863-357 sayılı; 24.02.2022 tarihli ve 22-10/152-62 sayılı; 17.08.2023 tarihli ve 23-39/754-263 sayılı; 23.11.2023 tarihli ve 23-54/1044-376 sayılı; 17.08.2023 tarihli ve 23-39/755-264 sayılı kararları ile Danıştay 13. Dairesinin 02.12.2020 tarihli, 2020/1939 E. ve 2020/3507 K. sayılı kararı.
[11] Kılavuz, s. 9, para. 37.
[12] Kılavuz s. 10, para. 39.
[13] Kılavuz s. 10, para. 38. Kılavuz’da bu hususta atıf yapılan kararlar şunlardır: Kurulun 19.12.2008 tarihli ve 08-74/1180-455 sayılı; 25.03.2021 tarihli ve 21-17/208-86 sayılı; 18.01.2024 tarihli ve 24-05/83-33 sayılı kararları.
[14] Kılavuz s. 12, para. 49.
[15] Kılavuz s. 13, para. 50.
Baş | Kaymaz Hukuk Bürosu olarak uzman ve deneyimli avukatlarımızla hem ulusal hem de çok uluslu şirketlere rekabet hukuku alanlarında kapsamlı danışmanlık ve temsil hizmetleri sunuyoruz.
Daha detaylı bilgi almak için Avukat Baran Baş ile buradan iletişime geçebilirsiniz.




